Otomotiv Sanayinde Sürdürülebilirlik Yapılandırması
- cemardagunaydin7
- 23 Tem 2025
- 6 dakikada okunur
Otomotiv Sanayinde Sürdürülebilirlik Yapılandırması
Otomotiv sanayi, çevresel, sosyal ve ekonomik sürdürülebilirlik ilkelerini benimseyerek daha sürdürülebilir bir gelecek için çeşitli stratejiler ve uygulamalar geliştirmektedir. Bu yapılandırma, şirketlerin sadece üretim süreçlerini değil, aynı zamanda ürün yaşam döngülerini ve kurumsal politikalarını da kapsar.
Çevresel Sürdürülebilirlik
- Karbon Emisyonlarının Azaltılması: Elektrikli ve hibrit araçların üretimi teşvik edilmekte ve fosil yakıt tüketimi azaltılmaktadır.
- Enerji Verimliliği: Üretim tesislerinde yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı ve enerji verimliliği artırılmaktadır.
- Atık Yönetimi: Üretim süreçlerinde atıkların azaltılması, geri dönüşüm ve yeniden kullanım yöntemleri benimsenmektedir.
- Su Yönetimi: Su tüketiminin azaltılması ve su kaynaklarının korunması için etkin su yönetim stratejileri uygulanmaktadır.
Sosyal Sürdürülebilirlik
- Çalışan Sağlığı ve Güvenliği: İşçi sağlığı ve güvenliği standartlarının iyileştirilmesi, güvenli çalışma koşullarının sağlanması.
- Eğitim ve Gelişim: Çalışanların sürekli eğitim ve gelişim fırsatlarına erişimleri sağlanmaktadır.
- Toplumsal Katkı: Şirketlerin toplumsal projelere ve yerel kalkınmaya katkıda bulunmaları, sosyal sorumluluk projelerine katılımları teşvik edilmektedir.
Ekonomik Sürdürülebilirlik
- Uzun Vadeli Büyüme: Şirketlerin uzun vadeli ekonomik performanslarını sürdürebilmeleri için inovasyon ve Ar-Ge yatırımlarına önem verilmektedir.
- Maliyet Verimliliği: Üretim süreçlerinde verimliliğin artırılması ve maliyetlerin düşürülmesi.
- Tedarik Zinciri Yönetimi: Sürdürülebilir ve etik tedarik zinciri uygulamaları benimsenmektedir.
Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (TSRS SKDM)
1 Ocak 2024 itibarıyla yürürlüğe giren TSRS, Türkiye'deki şirketlerin sürdürülebilirlik performanslarını daha kapsamlı ve şeffaf bir şekilde raporlamalarını sağlayacak standartlar sunar. Bu standartlar, şirketlerin çevresel, sosyal ve yönetişim performansını değerlendirmelerine ve raporlamalarına yardımcı olur.
Sürdürülebilirlik Raporu
- Kapsamlı Bilgilendirme: Şirketlerin sürdürülebilirlik hedefleri, stratejileri, uygulamaları ve performans sonuçları hakkında kapsamlı bilgi sağlamaları gerekmektedir.
- Performans Göstergeleri: Çevresel, sosyal ve ekonomik performans göstergelerinin detaylı bir şekilde raporlanması.
- İyileştirme Alanları: Gelecekteki sürdürülebilirlik hedefleri ve bu hedeflere ulaşmak için planlanan iyileştirme alanlarının belirtilmesi.
Önemlilik Değerlendirmesi
TSRS’ye göre, önemlilik “ihtiyaca uygunluğun işletmeye özgün halidir”. Önemli konular, eğer o bilginin yanlış verilmesi ya da gizlenmesi, raporun kullanıcılarının işletme hakkındaki alacakları kararları makul ölçüde etkileyen hususlardır. Bu değerlendirme, şirketlerin sürdürülebilirlik stratejilerini belirlemelerine ve şeffaflık sağlamalarına yardımcı olur.
AB Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlama Direktifi (CSRD) ve Kurumsal Sürdürülebilirlik Özen Yükümlülüğü Direktifi (CSDDD)
- CSRD: Şirketlerin sürdürülebilirlik stratejilerini, bu stratejilerle ilgili hedefleri ve bu hedeflere ulaşmak için uyguladıkları politikaları ve tedbirleri raporlamalarını öngörür.
- CSDD: Şirketlerin sürdürülebilirlik bilgilerine ilişkin kamuyu aydınlatma prosedürlerini oluşturmayı ve durum tespiti başarısızlıklarından sorumlu tutulmalarını sağlar.
Zorunlu Raporlama
1 Ocak 2024 tarihinden itibaren belirli işletmeler TSRS’ye uygun olarak sürdürülebilirlik raporlaması yapmak zorundadır. Bu kapsamda, büyük ölçekli şirketler ve belirli sektörlerde faaliyet gösteren şirketler zorunlu raporlama kapsamına girmektedir.
Sonuç
Otomotiv sanayinde sürdürülebilirlik, rekabet avantajı sağlamak ve topluma katkıda bulunmak için giderek daha fazla önem kazanmaktadır. Sürdürülebilirlik raporları ve TSRS standartlarına uyum, şirketlerin bu alandaki performanslarını şeffaf bir şekilde ortaya koymalarına yardımcı olur. Şirketler, bu raporlamalar sayesinde çevresel, sosyal ve ekonomik sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşma yolunda önemli adımlar atabilirler.
---------------------------------------------------------------------------------------------------------
Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlaması
Sürdürülebilirlik raporlaması, şirketlerin çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) konularındaki performanslarını düzenli ve şeffaf bir şekilde paylaşmalarını sağlayan önemli bir araçtır. Bu raporlamalar, hem şirketlerin sürdürülebilirlik stratejilerini ve politikalarını takip etmelerini hem de paydaşlarla güvenilir ve doğru bilgi paylaşmalarını amaçlar.
AB’nin Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlama Direktifi (CSRD)
CSRD, AB içindeki ve dışında faaliyet gösteren büyük şirketlerin sürdürülebilirlik stratejilerini, hedeflerini, politikalarını ve uygulamalarını raporlamalarını zorunlu kılar. Bu direktif kapsamında:
- 500’den fazla çalışanı olan şirketler 1 Ocak 2024’ten itibaren,
- 250’den fazla çalışanı olan şirketler 1 Ocak 2025’ten itibaren,
- KOBİ’ler ise 1 Ocak 2026’dan itibaren raporlama yapmalıdır.
Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (TSRS)
1 Ocak 2024 tarihi itibarıyla yürürlüğe giren TSRS, Türkiye’deki şirketlerin sürdürülebilirlik raporlamasını daha kapsamlı ve standart hale getirmeyi amaçlar. TSRS, önemlilik değerlendirmesi yaparak şirketlerin sürdürülebilirlik stratejilerini ve performanslarını daha etkili bir şekilde analiz etmelerini sağlar. Önemlilik değerlendirmesi, raporlanacak bilgilerin şirketin karar alma süreçlerini nasıl etkilediğini ve paydaşlar için ne kadar önemli olduğunu belirler.
Hangi Şirketler Zorunlu?
TSRS kapsamında sürdürülebilirlik raporlaması zorunlu olan şirketler şunlardır:
- Aktif toplamı 500 milyon Türk Lirası,
- Yıllık net satış hasılatı 1 milyar Türk Lirası,
- Çalışan sayısı 250 kişi
Bu ölçütlerden en az ikisini art arda iki raporlama döneminde aşan işletmeler zorunlu raporlama kapsamına dahildir. Ayrıca, belirli bankalar ve finansal kuruluşlar eşik değere tabi olmaksızın zorunlu raporlama yapmalıdır.
Sürdürülebilirlik Raporlama Çerçeveleri
Şirketler, sürdürülebilirlik raporlamalarında kullanabilecekleri çeşitli çerçeveler bulunmaktadır:
- Global Reporting Initiative (GRI)
- International Sustainability Standards Board (ISSB)
- European Sustainability Reporting Standards (ESRS)
Bu çerçeveler, şirketlerin sürdürülebilirlik performanslarını değerlendirme ve raporlama süreçlerinde farklı yaklaşımlar sunar.
Sonuç
Sürdürülebilirlik raporlaması, gönüllülük esasına dayanan bir kurumsal iletişim faaliyeti olmanın ötesine geçerek, şirketlerin sürdürülebilirlik stratejilerini ve performanslarını etkili bir şekilde analiz etmelerini ve paydaşlarla şeffaf bir şekilde paylaşmalarını sağlayan kritik bir araç haline gelmiştir. Hem AB direktifleri hem de TSRS, şirketlerin sürdürülebilirlik konusundaki sorumluluklarını artırmakta ve raporlama süreçlerini standart hale getirmektedir.
---------------------------------------------------------------------------------------------------------
Giriş - CSDDD Nedir?
Şirketler, sahip oldukları finansal ve insan kaynakları vasıtasıyla büyük çevresel etkilere yol açıyor. Özellikle çok uluslu şirketlerin farklı hukuk sistemleri içerisinde devam eden karmaşık ekonomik aktivitelerinin çevre ve insan hakları ihlalleri yönünden kontrol edilmesi ise oldukça zor. Bu konuya ilişkin düzenlemeler, yakın zamana kadar büyük oranda şirketlerin gönüllülük esasına dayalı olarak raporlama yapmasını öngörüyordu. Örneğin, Avrupa Birliği'nde konuşlu bir şirketin daha ucuz üretim yapmak için az gelişmiş ülkelerde çocuk işçi çalıştırarak veya yerel halkın yaşam alanını tehdit edecek şekilde çevreye zarar vererek üretim yapan yerel tedarikçiler ile iş ilişkisi kurmasını engelleyecek caydırıcı bir hukuksal zemin bulunmuyordu.
Avrupa Birliği, bu durumun önüne geçmek için, şirketlerin sadece kendi aktivitelerinden değil, aynı zamanda tedarik zincirlerinde yer alan paydaşlarının insan hakları ve çevreye ilişkin olası ihlallerinden de sorumlu tutulabilmesini sağlayan Kurumsal Sürdürülebilirlik Özen Yükümlülüğü Direktifi (CSDDD)’ni tasarladı. Birlik, Avrupalı şirketlerinin ellerinde bulundurduğu ekonomik ve pazar gücünü kullanarak bir domino etkisi yaratmayı ve bu sayede bir dönüşümün liderliğini yürütmeyi hedefliyor.
Özen Yükümlülüğü Ne Demek?
Kavramın orijinali olan ‘due diligence’ kelimesi Türkçe’ye zaman zaman ‘durum tespiti’ olarak tercüme edilse de ‘özen yükümlülüğü’ kullanımının kavramı ifade etmesi açısından daha doğru olduğunu söyleyebiliriz. Özen yükümlülüğü, işletmelerin faaliyetleri ile bağlantılı temel fiili ve potansiyel olumsuz etkilerini belirlemek, izlemek, önlemek, hafifletmek, düzeltmek veya sona erdirmek için yürüttükleri süreçtir ve teşebbüslerin bu olumsuz etkileri nasıl ele aldıklarını tanımlar.
CSDDD’nin Amacı Tam Olarak Nedir?
Kurumsal Sürdürülebilirlik Özen Yükümlülüğü Direktifi’nin amacı, şirketlerin insan hakları ve çevre ile ilgili ihlallerinin gerçekleşmeden ve gerçekleştikten sonra tespit edilmesi ve gerçekleşen ihlallerin etkilerinin giderilmesine yönelik olarak Avrupa Birliği’nde faaliyet gösteren belirli büyüklükteki şirketlerde özen yükümlülüğü politikalarının yönetim sistemlerine entegre edilmesini sağlamaktır.
CSDDD Bunu Nasıl Yapacak?
Bu kapsamda düzenleme, şirketlere aşağıdaki tedbirleri alma ve uygulama zorunluluğu getiriyor:
- Özen Yükümlülüğü Sürecini Tüm İlgili Politikalara ve Risk Yönetim Sistemlerine Eklemek
- Mevcut ve Olası Tüm Olumsuz Etkileri Tespit Etmek ve Değerlendirmek
- Olası Olumsuz Etkileri Önlemek ve Etkileri Azaltmak
- Mevcut Olumsuz Etkileri Sona Erdirmek
- Mevcut Olumsuz Etkileri Tazmin Etmek
- Sürdürülebilir Ekonomiye Geçiş ve Küresel Isınmayı Sınırlandırmaya İlişkin Strateji ve İş Planları Oluşturmak
Düzenleme Hangi Şirketleri Kapsıyor?
AB Şirketleri:
Eğer bir AB şirketi veya onun nihai ana şirketi ortalama 1000'den fazla çalışana ve dünya genelinde en son finansal yılda 450 milyon avro ciroya sahipse, CSDDD kapsamında değerlendirilir. Bu büyüklükteki şirketler, aynı zamanda Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlama Direktifi (CSRD) gibi diğer sürdürülebilirlik düzenlemeleri kapsamındadır.
AB Dışı Şirketler:
AB dışı şirketler veya onların nihai ana şirketleri, eğer bir önceki finansal yılda AB içinde 450 milyon avro ciro eşiğini geçmişlerse, çalışan sayısına bakılmaksızın CSDDD kapsamında değerlendirilir.
Finansal Piyasa Katılımcıları:
Finans sektörü, yalnızca aşağı yönlü iş ortakları için tedarik zincirlerine yönelik özen yükümlülüğü ile sınırlıdır. Avrupa Komisyonu, ileri vadede finansal piyasalar için özen yükümlülüğünün genişletilmesi üzerine çalışmalar yapmakla görevlendirilmiştir.
❗Ancak burada unutulmaması gereken nokta şurası: Bu şirketler tedarik zincirlerinde yer alan şirketlerin faaliyetlerinden de sorumlu tutulacakları için aslında etki alanının resmi kapsamından çok daha öteye geçmesi bekleniyor.
Uygulama Takvimi
İlk Grup Şirketler:
Ortalama 5000'den fazla çalışana ve bir önceki finansal yılda dünya genelinde 1.5 milyar avro ciroya sahip şirketler, CSDDD yükümlülüklerini 3 yıl içinde uygulamaya başlayacak.
İkinci Grup Şirketler:
Ortalama 3000'den fazla çalışanı ve dünya genelinde bir önceki finansal yılda 900 milyon avro cirosu olan şirketler, yükümlülükleri 4 yıl içinde uygulamaya başlayacak.
Son Grup Şirketler:
Ortalama 1000'den fazla çalışanı ve dünya genelinde bir önceki yılda 450 milyon avro üzerinde cirosu olan şirketler, yükümlülüklerini 5 yıl sonra devreye sokacak.
CSDDD’nin Büyük Resimdeki Yeri Neresi?
CSDDD, diğer tüm düzenlemeler gibi AB Yeşil Mutabakatı’nın bir parçası ve bu düzenlemelerle arasında sıkı bağlar mevcut. Örneğin, ekonomik faaliyetleri sürdürülebilirlik açısından sınıflandıran AB Taksonomisi’ni tamamlayıcı bir işleve sahip. Ayrıca sürdürülebilirlik raporlamasını AB’de zorunlu kılan CSRD ile de bazı hükümler açısından iç içe geçmiş durumda. Daha fazlasını merak edenler için CSDDD’nin ilgili olduğu diğer Avrupa Birliği düzenlemelerini şöyle sıralayabiliriz:
- İnsan Kaçakçılığı ile Mücadele Direktifi
- Çalışanlara Yaptırım Direktifi
- Kritik Hammadde Düzenlemesi
- Ormansızlaşmanın Olmadığı Tedarik Zinciri Teklifi
- Yeni Batarya Düzenlemesi
- Sürdürülebilir Ürün İnisiyatifi
- Ekodizayn Direktifi
- Avrupa İklim Yasası
- Döngüsel Ekonomi Eylem Planı
- Biyoçeşitlilik Stratejisi
- Tarladan Sofraya
- Kimyasallar Stratejisi
- Yeni Endüstri Stratejisi
- Avrupa Sosyal Haklar Eylem Planının Temelleri
Nihayetinde
Kurumsal Sürdürülebilirlik Özen Yükümlülüğü (CSDDD) ve Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlama Direktifi (CSRD)’nin yürürlüğe girmesi ile birlikte, bu düzenlemeler çerçevesindeki sorumluluklarını yerine getirmek isteyen Avrupalı şirketler, Türkiye’deki şirketlerden kurumsal sürdürülebilirlikle ilgili performanslarına dair daha fazla bilgi talep etmeye başladılar bile. Çevresel etkilerini azaltmak ve değer zincirinde insan hakları ihlallerini gidermek isteyen CSDDD kapsamına giren şirketlerin, kendi üzerlerine düşen yükümlülükleri sözleşme ile Türkiye’deki şirketlere yansıtması ve bu yükümlülüklerini yerine getiremeyen Türk şirketlerinin ise CSDDD kapsamına giren şirketlerin değer zincirinde çıkma ihtimali, şirketlerimizin kurumsal sürdürülebilirlik kapasitelerini artırmalarını zorunlu kılıyor.
Yorumlar